İKİNCİ EV: SPORCU ÇOCUKLAR NE KADAR GÜVENDE? 3 months ago

Profesyonel bir sporcu olma yolundaysanız evinizden hatta okulunuzdan bile fazla vakti antrenman ve turnuvalarda geçirirsiniz. Antrenörler, kulüp yöneticileri, takım personeli, doktorlar, görevliler sizden ve antrenman arkadaşlarınızdan sorumlu yetişkinlerdir. Seyahatlerde, turnuvalarda, ikinci evinizde bir nevi ebeveyn görevi görürler.

“Bir yetişkin değilken milli takımda ABD Jimnastik’in gözetimi altında (Ebeveynlerim olmadan) sıkça seyahat etmek zorundaydım. ‘Sorumlu’ yetişkinler arasında John Geddert, Marvin Sharpe, Steve Penny ve Larry Nassar vardı.”

Yukarıdaki sözlerin sahibi aktif jimnastik kariyerini 3 olimpiyat altını, iki dünya şampiyonluğu ve onlarca madalyayla noktalayan Aly Raisman, bir kitap yazarı ve bir influencer olarak hayatına devam ediyor. Raisman, ABD Jimnastik’in sisteminde istismara maruz bırakılan sporculardan sadece biri. Sözünü ettiği sorumluların hepsinin hakkında, cinsel istismar, cinsel saldırı ve delilleri yok etme suçlamalarından dava açıldı. Takım doktoru Larry Nassar, yüzlerce çocuğun cinsel istismarı suçundan 175 yıla kadar hapis cezasına mahkûm edildi. John Geddert ise bu suçlamalarla mahkemeye sanık olarak çıkacağı gün intihar etti.

ABD Jimnastik takımı, maruz kaldıkları şiddeti ve şiddete çanak tutan düzeni ortaya çıkararak, spordaki cinsel istismarın hangi boyutlara ulaşabileceği konusunda dünyaya bir mesaj verdi. İfade veren her bir çocuk nicelerine ilham kaynağı olmakla birlikte büyük bir farkındalık yaratarak tüm dünyanın dikkatini çekmeyi başardı.

Yıllar boyu yüzlerce kız çocuğunun istismar eden bir takım doktoru ve ona imkan sağlayan diğerleri için akla şu soru geliyor: Bunca yıl nasıl duyulmaz? Sorumlular nasıl görevlerini sürdürebilir? 

Sorunun cevabı, maalesef toplumdaki güç dengesizliği ve istismarı örtbas kültürüyle yakından ilgili. Davanın açılması ve içinde Simone Biles, Gaby Douglas gibi olimpiyat şampiyonlarının bulunduğu toplam 156 kız çocuğunun istismara maruz kaldığını açıklaması, Nassar hakkında yapılan şikayetlerin ve suç duyurularının nasıl hasır altı edildiğine dair belgeleri de ortaya çıkardı.

Ne olup bittiğini ailesine anlatabilecek gücü bulan kız çocuklarının endişeli ebeveynleri tarafından konuyla ilgili işlemler başlatılmış, ancak dönüş alınamamıştı. Hatta Nassar hakkında Amerika Jimnastik’in üst kademelerine suç duyurusunda bulunan jimnastikçi Maggie Nichols, Athlete A belgeselinde, olimpiyat takımına haksız bir şekilde seçilemediğini anlatmıştı. Yıllar boyunca bu istismarın gizlenmesi, şikayetin ulaştığı hiçbir kademenin polise haber vermemesi, sorgulayan sporculara yaptırım uygulanması ve delil karartılması yoluyla yıllarca bu durum gizlenmişti.

İlgili durumu “birkaç kötü niyetli insan” olarak değerlendirmek son derece yanıltıcı bir tanımlama olurdu. Sporda, özellikle jimnastik kültüründe, kadın sporcuların bedeni üzerinde büyük bir baskı söz konusudur. Sakat bir şekilde antrenman yaptırılan, hatta yarışmalara sokulan, psikolojik şiddete, hakaretlere ve yaşadığı fiziksel acının küçümsenmesine maruz bırakılan sporcular, jimnastiğin sabıkasında uzun zamandır zaten yer alıyor. Sporculara ne yiyip yiyemeyeceğini söylemek, boyu ve kilosu üzerinden baskı yapmayı normal kabul etmek sporcuların üzerinde tahakküm kurmaya eğilimli bir yapıya yol açıyor.

Tüm yaşananların ortaya çıkmamasının bir başka nedeni de toplumun iliklerine kadar yerleşen cinsiyet eşitsizliğinin ve buna bağlı olarak ortaya çıkan cinsel şiddetin toplum içinde adetler, tavırlar ve normlar aracılığıyla sıradanlaştırılmasından başka hiçbir şey değildi. ABD Jimnastik’te kız çocukları bunu kendi aralarında konuşmaktan bile çekinirken seslerini çıkaramayacak ve yardım isteyemeyecek kadar kendilerini güçsüz hissediyorlardı. Yüksek rekabetçi ortamda milli takıma seçilebilmek için kurallara uymaları ve sorun çıkarmamaları gerektiğini hissediyorlardı.

ABD Jimnastik’te yaşanan ilgili skandallarla birlikte, bahsedilen baskı düzeninin, çocukları istismara açık bir konuma getirdiği de gözler önüne serildi. Dünyanın “en başarılı” jimnastik sistemi de böylece tamamen yıkıldı. Raisman ve arkadaşları, istismarları araştırması için bağımsız bir araştırma ofisinin görevlendirilmesi için hala çaba harcıyor.

Böyle bir düzende çocukları korumak maalesef çok da kolay değil. Kırılgan durumda bulunan çocukları koruyabilmenin tek yolu toplumdaki cinsiyete bağlı güç eşitsizliğinin ve cinsel şiddetin normalleştirilmesinin ortadan kalkması gerekiyor.

Nihan CABBAROĞLU

No Replies on İKİNCİ EV: SPORCU ÇOCUKLAR NE KADAR GÜVENDE?

Leave a reply

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>